Cumhuriyet, 15.06.2026
CHP’de yaşanan gelişmeler, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ‘Kılıçdaroğlu’nun neden böyle yapıyor’ sorusunu gündeme getiriyor. Bu soruyu sağlıklı yanıtlayabilmek için en az 18 yıl önceye dönmek gerek.
Kılıçdaroğlu’nu 2014 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Bahçeli ve Gürsel Tekin eşliğinde Erdoğan’a karşı ‘Çatı Aday’ olarak Siyasal İslamcı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu gösterdikten sonra araştırmış ve “20 Çılgın Türk Aranıyor” başlıklı köşe yazımda iki somut belgeye dayanarak kendisine “erken tanı” koymuştum.
En önemli belge 2008’de Cornell ve Karaveli ikilisi tarafından Near East Institute için yazılan ABD/İsveç yapımı ‘İki Kutba Bölünmüş Bir Türkiye için Beklentiler’ başlıklı rapordu.
‘Bir elmanın iki yarısı…’
İnternette bulunup, incelenebilecek 2023 yılına yönelik raporun “senaryoları” içeren 71. ve 72. sayfaları açıldığında, 2014’te cumhurbaşkanı olacak Erdoğan’ın daha sonra ikinci kez seçileceği’ (2008’de cumhurbaşkanları seçilmiyordu), ‘Deniz Baykal’ın CHP Genel Başkanlığı’ndan istifaya ikna edileceği ve yerini Kılıçdaroğlu’nun alacağı’ yazılıydı. Yani Erdoğan ve Kılıçdaroğlu 2008’den bu yana ‘bir elmanın iki yarısı’, aynı projenin aktörleri gibiydiler…
Yazarlardan Cornell, raporu zamanın CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’e sunmuştu; ayrıntılar Öymen’in ‘Baskılara Direnirken’ kitabının 400-413 sayfalarından okunabilir.
Soros ve BOP
İkinci belgeye göre Kılıçdaroğlu Soros’un TESEV’inin 183 numaralı kurucu üyesiydi. Bunun önemi “6’lı Masa”da ortaya çıktı. Soros’un Macaristan’ında “Herkesin Macaristan’ı” adlı 6’lı ittifak, kazanacak Budapeşte Belediye Başkanı Karacsony yerine başka bir aday gösterince, otokrat Orban açık arayla yeniden seçilmişti. Benzerinin yaşanmaması için birçok kişi kesin kazanacak Yavaş veya İmamoğlu’nun adaylığını önermişti. Bu süreçte gazeteci Levent Gültekin Kılıçdaroğlu’nun kendisine “Benim Cumhurbaşkanlığı adaylığımı kendim bile engelleyemem” dediği şeklinde çok önemli bir iddiada bulundu ve bunu birçok kez tekrarladı. Kılıçdaroğlu; Babala TV’de bir genç tarafından bu konu kendisine açık açık sorulduğunda iddiayı yalanlamadı.
Gültekin’in söylediklerinin doğru olduğunu ve Kılıçdaroğlu’nun son yaptıklarının da kendisine dayatıldığını düşünüyorum. Bu dayatmaları hangi odağın yaptığı konusunda elimizdeki ipuçlarını, yani Near East Institute ve Soros’u izlersek Büyük Ortadoğu Projesi’ne (BOP) ulaşılabilir.
Ekmeleddin’i aday gösterip, “Tıpış tıpış gidip oy verin” demesi, “atı alanın Üsküdar’ı geçmesine”, mühürsüz oylara bile itiraz etmemesi, Erdoğan’ın diplomalarını görmek istememesi, kesin kazanacakları aday göstermemesi, sonunda birinci parti olan CHP’yi içerden “hançerlemesi” ve hiç geri adım atmaması… Tüm bunlar, kendi ifadesiyle BOP Eş Başkanı olan Erdoğan’ın “tek adam” olmasını ve iktidarını uzun süre götürmesini sağlama görevinin aşamaları olabilir.
Ali Mahir Başarır’ın “Kasetle başlayan bu süreç buraya kadar geldi. En sondaki görevi de CHP’yi Saray’ın bir uydusu haline getirmek istemesi” sözleri her şeyi özetliyor.
12 yıl önce, Kılıçdaroğlu’nu deşifre eden yazımın ardından gönderdiğim iki köşe yazısının basılmaması üzerine yazdığım ve bu süreci de anlattığım ‘Çözüm: Atatürk’ kitabımın (ulgenok.net adlı sitemden ücretsiz indirilerek okunabilir) arka kapağına yazan Manevi Babam Sabih Kanadoğlu yaşasa, belki de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde bana söylediği şu sözlerle Özel’e yol gösterirdi: “Karşı taraf hangi silahı kullanıyorsa, aynı silahı kullanmalısın, aksi taktirde başarı şansın yoktur”. Özel’in savunma ile yetinmeyip, birçok konuda hukuki başvuru yapması ve dava açması gerekir.
Yaşanan bu şerden birçok hayır çıkacağını, Özdağ, Dervişoğlu, hatta Erbakan’ın bu süreçte Özel’in yanında yer alacağını ve geleceğin antiemperyalist iktidarının temellerinin atılacağını tahmin ediyor ve umuyorum.
Kılıçdaroğlu Kurultay’ı geciktirmek için elinden geleni yaparken, CHP’de kırmızılarla AK’lar ortaya çıkıyor, yıllardır partiden uzak tutulan gerçek CHP’lilere alan açılıyor. Örneğin, Özel’in güçlü hukuk ekibine, Kanadoğlu’nun yetiştirdiği, Yargıtay’a itiraz için başvurulmaması gerektiği konusunda haklı çıkan YARSAV Kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu bundan sonraki süreçte CHP’ye önemli katkı sağlayabilir.